|
1960 yılında başlayan planlı kalkınma döneminde, sanayinin “lokomotif” sektör olduğu saptanmış ve ekonomik dengenin kurulması, ekonomik ve toplumsal kalkınmanın birlikte gerçekleştirilmesi, belli bir hızda büyüme ve sanayileşmeye önem verilmesi gibi uzun vadeli hedefler belirlenmiştir.
Belirlenen hedefler doğrultusunda; ülkede sanayinin geliştirilmesi amacıyla uygulamaya konulan pek çok teşvik tedbirlerinden biri olan OSB uygulamalarına, ilk olarak 1962 yılında Bursa OSB’nin kurulmasıyla başlanmıştır. Bursa OSB, Dünya Bankası’ndan alınan kredi ile gerçekleştirilmiştir.
Daha sonra Sanayi ve Ticaret Bakanlığı bünyesinde bir fon oluşturulmuş, devlet bütçesinden fona kaynak aktarılmış ve bu fondan OSB’ler kredilendirilerek, yapımlarına başlanmıştır. OSB’lerin kurulması, o tarihlerde 5 yıllık kalkınma planlarındaki hedefler doğrultusunda, Bakanlar Kurulu Kararları ile gerçekleştirilmiştir. Bakanlar Kurulu kararı ile OSB kurulması kararlaştırıldıktan sonra OSB’lerin alt yapı yatırımlarının % 99’u kurulan bu fondan karşılanmıştır. % 1’i ise, OSB’yi kuran ticaret ve sanayi odaları/sanayi odaları veya ticaret odaları ile yerel yönetimler tarafından karşılanmıştır.
II., III. ve IV. Ve V. Beş Yıllık Kalkınma Planlarında, Türkiye’de pek çok OSB kurulması öngörülmüş, ancak fon için ayrılan ödenek miktarları bu OSB’lerin alt yapısını karşılayamaz hale gelmiştir. Maalesef bu arada, politik kararlar nedeniyle, yanlış seçimler de yapılmıştır. V. Beş Yıllık Kalkınma Planı öngörüleri doğrultusunda kurulan Gebze OSB, yaptığı bir araştırma ile en büyük sorunun bürokrasi ve finansman olduğunu belirlemiş, % 99 kredi alabilecekken, alabileceği kredi miktarının yetersizliğini göz önüne alarak, kredi kullanmadan tamamen yatırımcının finansmanı ile gerçekleşen yeni bir model geliştirmiştir. Bu model şu anda Türkiye’de pek çok OSB tarafından da kullanılmaktadır. Özellikle, gelişmiş yörelerdeki OSB’lerin neredeyse tamamı, devletten 1.-TL bile kredi almadan gerçekleştirilmektedir.
Türkiye’de 2000 yılında çıkan OSB Kanunu ile üç tip OSB kurulabilmektedir. Bunlar;
1-Bakanlık kredi desteği ile kurulan OSB’ler,
2-Bakanlık kredi desteğinden yaralanmayan OSB’ler,
3-Özel OSB’lerdir.
Ayrıca, OSB’ler yatırım konularına göre de, kendi içinde karma ve ihtisas olmak üzere ikiye ayrılmaktadır.
Yine V. Beş Yıllık Kalkınma Planında, ihtisas OSB’lerin kurulması öngörülmüştür. Bu bağlamda önce, İstanbul’da deniz kenarında kurulmuş olan yerleşim alanlarının arasında alt yapısı yetersiz olarak kurulmuş olan ve çevre kirliliği yaratan deri fabrika ve atölyeleri, her türlü çevre önleminin alındığı alt yapının sağlandığı ihtisas deri OSB’ye taşıttırılmıştır. Bunu daha sonra, diğer illerde kurulan ihtisas OSB’ler takip etmiştir.
Bugün için, deri, plastik, gıda, mermer, kimya, taşıt araçları yan sanayi, boya-vernik, taş toprak, kömür ve besi-hayvan gibi pek çok ihtisas OSB kurulmuştur.
2000 yılında çıkan OSB Kanunu ile OSB Yönetimlerine pek çok yetki verilmiştir. Bu yetkileri kısaca özetleyecek olur isek; fabrika inşaatlarının projelendirilmesi, yapılması ile ilgili verilecek ruhsatlar, OSB yönetimleri tarafından verilmektedir. Elektrik, su, doğal gaz, haberleşme gibi tüm alt yapıların üretimi ve dağıtılması gibi yetkiler, kanunla OSB yönetimlerine tanınmıştır. Şimdi de, bir fabrikanın her türlü izin ve ruhsatını OSB’den alabilmesi için gerekli kanuni düzenleme çalışmaları yapılmaktadır.
OSB’lerin içinde üniversite işbirlikleri ile teknopark kurma çalışmaları da başlamıştır. İlk kez, Gebze OSB içinde İsrail -Türk ortaklığı ile iki Türk üniversitesinin de iştiraki ile teknopark kurulmuştur. Üniversite sanayi işbirliği ile teknopark kurulmasının ikinci örneği de, Eskişehir OSB’de gerçekleşmiş, diğer bazı OSB’lerde benzer çalışmalar başlatmıştır.
1962 yılından günümüze kadar, 216 OSB kurulmuş olup, bu OSB’lerin toplam alanı yaklaşık 60.000 ha’dır. Ancak, bu 216 OSB’den şu an için 17.132 hektar büyüklüğünde, 70 adedi faaliyete geçmiş durumdadır.
Türkiye’de yapılan çevre şuralarında, organize sanayi bölgesi dışında sanayi tesisi kurulmaması için yerel yönetimlere ve hükümete tavsiye kararları alınmıştır. Uzun yıllar boyunca, Organize Sanayi Bölgeleri verilen teşvikler ile desteklenmiş, ancak son yıllarda teşvikler yok denecek kadar azalmıştır. Ancak, bu arada yatırımcı da, OSB içinde yer alarak, alt yapı sorunlarından etkilenmeme ve alt yapı maliyetlerini daha ucuza getirme bilinci yeni yeni oluşmaya başlamıştır.
Ülkemizde son yıllarda yatırım yapan yabancı sermayeli kuruluların hizmet sektörü dışındakilerin büyük bir bölümü organize sanayi bölgelerinde gerçekleştirmektedirler.
Her ne kadar yabancı yatırımcıya destek olmak amacıyla, endüstri bölgeleri kanunu çıkarılmış olsa dahi bu kanun işlerlik kazanamamış, bu kanundaki yatırım kolaylıklarının tüm OSB’lerde uygulanması yolunda çalışmalar devam etmektedir.
Uzun yıllar herhangi bir kanunu olmadan bazı düzenlemeler ile kurulan ve işletimi sağlanan OSB’lerin kuruluş ve işleyiş sürecinde düzenin sağlanması ve yasal bir statüye kavuşturulmaları için düzenlenen OSB Kanunu, ancak 2000 yılında çıkarılmıştır.
Türkiye’de OSB’ler ; Sanayinin uygun görülen alanlarda yapılanmasını sağlamak, kentleşmeyi yönlendirmek, çevre sorunlarını önlemek, bilgi ve bilişim teknolojilerinden yararlanmak, imalat sanayi türlerinin belirli bir plan dahilinde yerleştirilmeleri ve geliştirilmeleri amacıyla, sınırları tasdikli arazi parçalarının gerekli altyapı hizmetleriyle ve ihtiyaca göre tayin edilecek sosyal tesisler ve teknoparklar ile donatılıp planlı bir şekilde ve belirli sistemler dahilinde sanayi için tahsis edilmesiyle oluşturulan ve OSB Kanunu hükümlerine göre işletilen mal ve hizmet üretim bölgeleri” olarak tanımlanır.
Ayrıca,
- Sanayinin disipline edilmesi,
- Şehrin planlı gelişmesine katkıda bulunulması,
- Birbirini tamamlayıcı ve birbirinin yan ürününü teşvik eden sanayicilerin bir arada ve bir program dahilinde üretim yapmalarıyla, üretimde verimliliğin ve kar artışının sağlanması,
- Sanayinin az gelişmiş bölgelerde yaygınlaştırılması,
- Tarım alanlarının sanayide kullanılmasının disipline edilmesi,
- Sağlıklı, ucuz, güvenilir bir altyapı ve ortak sosyal tesisler kurulması,
- Müşterek arıtma tesisleri ile çevre kirliliğinin önlenmesi,
- Bölgelerin devlet gözetiminde, kendi organlarınca yönetiminin sağlanması,
OSB’lerin Kuruluşunda temel hedef olarak belirlenmiştir.
OSB’lerin yer seçimleri, çevrenin, doğal ve kültürel kaynakların korunması, diğer kurumların projeleriyle birlikte, imar ve çevre düzeni planlarıyla uyumlu çalışmaların yürütülmesi kriterleri esas alınarak yapılmaktadır.
* Yörede projesi olan bütün kurumların çalışmaları irdelenerek, yürütülen projeleri engellemeyen ve onlarla uyumlu, yörenin coğrafi ve ekonomik koşullarını göz önüne alan ve doğal kaynakların kirlenmesine yol açmayacak yerlerde alternatif alanlar tespit edilmektedir.
* Yer seçimi etüt çalışması sonucu belirlenen OSB alternatif alanları, Sanayi ve Ticaret Bakanlığı koordinatörlüğünde, mahallinde oluşturulan ve ortalama 22 ilgili kuruluş temsilcisinin katıldığı yer seçimi komisyonunca incelenmekte ve söz konusu alternatif alanlardan birinin oy birliğiyle seçilmektedir. Ancak yer seçimi esnasında bazı bakanlık yetkililerinin zamanında görüş bildirmemiş olması nedeniyle işlemler uzamakta, bu nedenle de, yer seçimlerinin bir ay içinde sonuçlanabilmesi için yeni kanun tasarısında bu aksaklıklara ve uzatmalar çözüm getirilmesi ön görülmüştür.
* Ülkemizin deprem kuşağında yer alması nedeniyle ileride meydana gelebilecek olası felaketleri önlemek amacıyla öncelikle OSB talebinde bulunan kuruluşa "gözlemsel jeolojik etüt" hazırlattırılmaktadır. Mahallinde yapılan bu çalışmalar Sanayi ve Ticaret Bakanlığı elemanları denetiminde ve Bakanlıkça hazırlanan teknik şartnameler doğrultusunda yapılmaktadır.
*Yapılan gözlemsel jeolojik etüt sonucunda zemini yapılaşma açısından sakıncalı olmayan alanlar OSB yeri olarak kesinleşmektedir.
OSB Kuruluş İşlemleri
4562 sayılı OSB Kanunu gereğince, yer seçimi aşaması tamamlanan bir OSB'nin kuruluş işlemlerine başlanarak;
· İl Özel İdaresinin,
· OSB'nin içinde bulunacağı İl, İlçe veya Belde Belediyesinin, Büyükşehirlerde ayrıca Büyükşehir Belediyesinin,
· İl ve İlçelerdeki mevcudiyet durumuna göre Sanayi Odası veya Ticaret ve Sanayi Odasının,
· Sanayici dernek veya kooperatiflerinin,
biri veya daha fazlasının katılımı ile hazırlanan OSB kuruluş protokolü Sanayi ve Ticaret Bakanlığınca onaylanmakta ve her OSB'ye bir sicil numarası verilerek, OSB’lere tüzel kişilik kazandırılmaktadır. Ayrıca, ihtisas OSB'lerde konuyla ilgili mesleki kuruluş ve teşekküllerin temsilcileri de talep edilmesi halinde müteşebbis heyete dahil edilmektedirler.
Tüzel kişilik kazanan OSB’ler, bölgeyle ilgili tüm kamulaştırma, imar planı, proje hazırlama ve bölgenin tüm inşaat işlerini yürütme görevini üstlenmektedir.
Yeri kesinleşen OSB alanında bulunan ve şahıslara ait arazilerin arsa sahipleri ile anlaşma yolu ile satın alınması, aksi takdirde kamulaştırma yoluna gidilmesi, OSB’lerin yetki ve sorumluluğundadır.
OSB’lerin kurulacağa alanlara ilişkin imar planları, Sanayi ve Ticaret Bakanlığı tarafından onaylanmaktadır. Alt yapı projeleri ise, ya Bakanlık tarafından onaylanmakta yada OSB’nin yeterli düzeyde kadrosu var ise, bu yetki OSB’ye Bakanlık tarafından devredilebilmektedir.
ORGANİZE SANAYİ BÖLGELERİNDE UYGULANAN VERGİ DESTEKLERİ |
|
|
|
|
| VERGİ TÜRÜ |
ORGANİZE SANAYİ BÖLGESİ TÜZEL KİŞİLİĞİ
|
ORGANİZE SANAYİ BÖLGESİNDE
YER ALAN İŞLETMELER
|
AÇIKLAMA |
| EMLAK VERGİSİ |
MUAF (İnşaatın bitiminden itibaren 5 yıl) |
MUAF (İnşaatın bitiminden itibaren 5 yıl) |
1319 sayılı Kanunun 5/f maddesine göre |
| ATIKSU BEDELİ |
Atıksu arıtma tesisi işletenler MUAF |
Atıksu Arıtma Tesisi işletmeleri MUAF |
4562 sayılı OSB Kanununun 21. Maddesi |
| ELEKTRİK VE HAVAGAZI |
MUAF |
MUAF DEĞİL |
4562 sayılı OSB ve 2464 sayılı Belediye gelirleri Kanunu. |
| TÜKETİM VERGİSİ |
(OSB'nin kendi binalarında tüketeceği elektrik için) |
| KATMA DEĞER VERGİSİ |
MUAF |
MUAF DEĞİL |
3065 sayılı KDV Kanununun 17/k maddesi uyarınca |
(Arsa ve işyeri dışındaki teslimleri ve bölge dışındaki arsa ve işyeri teslimleri KDV'ye tabi) |
| BİNA İNŞAAT HARCI VE YAPI |
MUAF |
MUAF |
2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanununun 80. Maddesi |
| KULLANMA HARCI |
| KURUMLAR VERGİSİ |
MUAF |
MUAF DEĞİL |
Kurumlar Vergisi Kanununun 7.maddesine eklenen 25 numaralı bent hükmüne göre |
(OSB'nin esas faaliyetleri dışındaki faaliyetleri nedeniyle elde edeceği gelirleri kurumlar vergisine tabidir.) |
| NOT: Fon kaynaklı kredilerin tahsisinde, OSB içinde gerçekleştirilecek yatırımlarda, OSB dışında yapılan yatırımlara verilen kredi oranlarına 10 puan ilave edilmektedir. |
Özel OSB’lerin kamulaştırma ve inşaat ruhsatları verme yetkisi bulunmamaktadır.
Yatırım İndirimi
Yatırım İndirimi (193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu Ek madde 1); Dar mükellefiyete tabi olanlar dahil, ticari veya zirai kazançları üzerinden vergiye tabi mükelleflerin (adi ortalıklar, kollektif ve adi komandit şirketler ile Kurumlar Vergisi mükellefleri dahil), yatırım indiriminden faydalanması kabul edilmiş bulunan yatırımların kapsamında yaptıkları ve müteakip vergilendirme döneminde yapmayı öngördükleri yatırım harcamaları bu ilgili kazançlarından indirilir.
Yatırım indirimi, Gelişmiş yörelerde yapılacak yatırımlar için %40, Normal Yörelerde yapılacak yatırımlar için %60, Özel Önem Taşıyan Sektörlerde yapılan yatırımlar ile, Kalkınmada Öncelikli Yörelerde ve Organize Sanayi Bölgelerinde yapılacak yatırımlarda %100 oranında, ülkemize uluslar arası rekabet gücü kazandıracak, ileri teknoloji gerektiren, katma değeri yüksek, vergi gelirleri ve istihdam artırıcı özelliklerden en az ikisini içeren 250 milyon ABD Doları karşılığı Türk Lirasını aşan sınai yatırımlarda ise %200 oranında uygulanır.
Yatırım indirimi uygulaması yönünden, yatırımcının müsteşarlığa teşvik belgesi için müracaat tarihinden itibaren yapılan harcamalar dikkate alınır.
YENİ YATIRIM TEŞVİK TASARISI
Türkiye ekonomisinin son yıllarda gösterdiği yüksek performans ve hızlı değişimde, uygulanan teşvik politikalarının katkısını göz ardı etmek mümkün değildir. Ekonomimizin ve sanayimizin uluslararası piyasalara uyumu ve bu piyasalardan daha fazla pay alabilmesi amacıyla, teşvik politikaları ve bu politikaların uygulanış şekilleri sürekli olarak yeniden belirlenmekte ve günümüz koşullarına uygun hale getirilmektedir.
Yürürlükte Olan Yatırım Teşvik Düzenlemesi
Yürürlükte olan yatırım teşvik düzenlemesi iki ana bölümden oluşmaktadır. İlk bölümde KOBİ’lere ilişkin düzenlemeler, diğer bölümde de genel teşvik sistemi ile ilgili düzenlemeler yer almaktadır.
“Küçük ve Orta Boy İşletmelerin Yatırımlarında Devlet Yardımları Hakkında Karar” çerçevesinde KOBİ’ler;
-Yatırım İndirimi,
-Gümrük Vergisi ve Toplu Konut Fonu İstisnası,
-Katma Değer Vergisi İstisnası,
-Vergi, Resim ve Harç İstisnası,
-Yatırımların Teşvik Fonundan Kredi Tahsisi’nden yararlanmaktadırlar.
Diğer taraftan genel teşvik sistemini düzenleyen ve halen yürürlükte olan “Yatırımlarda Devlet Yardımları ve Yatırımları Teşvik Fonu Hakkında Karar” çerçevesinde;
-Gümrük Vergisi ve Toplu Konut Fonu İstisnası,
-Katma Değer Vergisi İstisnası,
-Vergi, Resim ve Harç İstisnası,
-Yatırım İndirimi,
-Fon Kaynaklı Kredi destekleri uygulanmaktadır.
Gümrük Vergisi ve Toplu Konut Fonu İstisnası, teşvik belgesi kapsamında bulunan ithal mallarının gümrükleme işlemleri sırasında ödenmesi gereken gümrük vergisinin ve varsa Toplu Konut Fonunun ödenmemesi anlamını taşımaktadır.
Katma Değer Vergisi İstisnası, teşvik belgesi kapsamındaki ithal ve yerli makine ve teçhizat için KDV’nin ödenmemesidir.
Vergi, Resim ve Harç İstisnası 3505 sayılı Yasa gereği ihracat taahhüdünde bulunan yatırımcıların,
-şirket kuruluşu,
-kredi kullanımı,
-sermaye artırımı,
-gayri menkullerin şirket adına tapuya tescil
işlemlerinde ödemeleri gereken damga vergisi ve harçlardan muaf tutulması anlamına gelmektedir.
Yatırım indirimi; yatırımcının faaliyetleri sonucu kar elde etmesi halinde, beyan ettiği kurumlar veya gelir vergisi matrahından yatırım tutarının indirilmesidir.
Yürürlükte bulunan 98/10755 sayılı Karara göre, bazı vergi yasalarında değişiklik yapan 4369 sayılı Yasanın ilgili hükümleri uyarınca,
-uluslar arası rekabet gücü kazandırıcı,
-ileri teknoloji gerektiren,
-katma değeri yüksek,
-vergi gelirlerini artırıcı,
-istihdam yaratıcı
yatırım olma özelliklerinden en az ikisini taşıyan, 250 milyon ABD Doları karşılığı Türk Lirası’nı aşan sınai yatırımlarda yatırım indirimi oranı %200’dür. Diğer yatırımlarda ise, yatırım indirim oranı %100 olarak uygulanmaktadır.
Yeni Yatırım Teşvik Düzenlemesi
Yatırım İndirimi: Yeni Tasarı ile KOBİ yatırımlarında yatırım indirimi oranları, yörelere göre yeniden düzenlenmektedir. Yürürlükteki düzenlemede halen %100 olarak uygulanan yatırım indirim oranı; gelişmiş yörelerdeki yatırımların, küçük sanayi siteleri ile organize sanayi bölgelerine yönlendirilmesini sağlamak amacıyla, aşamalı olarak yeniden düzenlenmektedir.
Buna göre, yatırım indirim oranları;
-gelişmiş yörelerde yapılacak yatırımlar için %75,
-gelişmiş yörelerde mevcut veya oluşturulacak organize sanayi bölgeleri, küçük sanayi siteleri, küçük sanayi sitelerinden oluşan organize küçük sanayi bölgelerinde ve tekno parklarda yapılacak yatırımlar için %100
olarak belirlenmiştir.
-KOBİ’lerle İlgili Yeni Düzenlemeler
Yürürlüğe konacak yeni teşvik düzenlemesi çerçevesinde Avrupa Birliği ölçütlerinde çağdaş bir KOBİ tanımı getirilmektedir.
Yürürlükte olan Karar’a göre; imalat sanayinde faaliyet gösteren, işyerinde en fazla 150 işçi çalıştıran ve yasal defter kayıtlarında arsa ve bina hariç, makine ve teçhizat, tesis, taşıt araç ve gereçleri, döşeme ve demirbaşları toplamının net tutarı 100 milyar Türk Lirası’nı aşmayan işletmeler KOBİ kabul edilmektedir.
Yeni Karar Taslağı ile, bağımsız nitelikteki veya sermayesinin en fazla %25’i büyük işletmelere ait olan
-en küçük,
-küçük ve
-orta ölçekli işletmeler KOBİ olarak tanımlanmaktadır.
Bu Kararla, imalat ve tarım sanayinde faaliyette bulunan ve yasal defter kayıtlarında arsa ve bina hariç, makine ve teçhizat, tesis, taşıt araç ve gereçleri, döşeme ve demirbaşları toplamının net tutarı 400 milyar Türk Lirasını aşmayan
-1 ile 9 işçi çalıştıran işletmeler En Küçük Ölçekli,
-10 ile 49 işçi çalıştıran işletmeler Küçük Ölçekli,
-50 ile 250 işçi çalıştıran işletmeler ise Orta Ölçekli KOBİ olarak kabul edilecektir.
Yine yürürlüğe girecek düzenlemeyle birlikte KOBİ yatırımlarının kapsamı genişletilmektedir. Yeni tasarı ile, imalat sanayi yatırımlarına ek olarak;
-Tarımsal sanayi yatırımları,
-Ege ve Akdeniz’e kıyısı olan iller ile Kapadokya bölgesinde bulunan mevcut konaklama tesislerinin modernizasyonu yatırımları,
-Turizm yatırımlarıyla ilgili olarak diğer yörelerde yapılacak konaklama tesisi yatırımları,
-Madencilik yatırımları,
-Kalkınmada öncelikli yörelerde yapılacak eğitim ve sağlık sektörüne ait yatırımlar ve Yazılım geliştirme yatırımları KOBİ teşvik sistemine dahil edilmiştir.
KOBİ kapsamında değerlendirilen yatırımlarda en az yatırım tutarının 100 milyar Türk Lirasını aşmamasına ilişkin düzenleme 400 milyar Türk Lirası olarak belirlenmiştir.
Fon Kaynaklı Kredi: Yürürlükteki düzenlemelerde “bölgeler” itibarıyla üst sınırları belirlenen Fon kaynaklı kredi tutarı, bundan böyle “sabit yatırım tutarı” üzerinden belirlenecektir. Krediler artık;
-makine ve teçhizat alımı için yatırım kredisi,
-hammadde ve işletme malzemesi için ise işletme kredisi biçiminde kullandırılacaktır.
Ayrıca, imalat ve tarımsal sanayide yapılacak yatırımlar için faizsiz sabit yatırım tutarı dikkate alınarak, farklı yöreler için, %20 ile %60 arasında değişen oranlarda yatırım kredisi tahsis edilebilecektir.
Faiz Oranları: Yine Kararla birlikte, KOBİ yatırımlarında yatırımları teşvik fonundan kullandırılacak kredinin faiz oranları düşürülmektedir.
Yatırım kredilerinin faiz oranları;
-kalkınmada öncelikli yörelerde yapılacak yatırımlar için %10
-normal ve gelişmiş yöreler ile organize sanayi bölgeleri, küçük sanayi siteleri, küçük sanayi sitelerinden oluşan organize küçük sanayi bölgelerinde yapılacak yatırımlar için %15,
-KOBİ yatırımlarına ortaklık şirketlerinin KOBİ’lerin sermayelerine katkı payları karşılığında fiilen yapacakları yatırımlar için %15 olarak belirlenmektedir.
İşletme kredilerinin faiz oranları ise;
-kalkınmada öncelikli yörelerde yapılacak yatırımlar için %15 ve
-normal ve gelişmiş yöreler ile organize sanayi bölgeleri, küçük sanayi siteleri, küçük sanayi sitelerinden oluşan organize küçük sanayi bölgelerinde yapılacak yatırımlar için %25 olarak düzenlenmektedir.
KOBİ’lerin kredi desteğinden daha fazla oranda ve tutarda yararlanmalarına olanak sağlamak amacıyla teşvik belgesi alabilmek için sabit yatırım tutarı tavanı 100 milyar TL’den 400 milyar TL’ye çıkarılmaktadır.
Aracı Bankalar: KOBİ yatırımlarında aracı banka sayısı artırılmaktadır. Buna göre daha önce sadece Türkiye Halk Bankası görevlendirilmiş iken, yeni düzenlemeyle Türkiye Kalkınma Bankası, Türkiye Sınai Kalkınma Bankası ve Sınai Yatırım Bankası aracı banka olarak görevlendirilmektedir
Teminat: Yürürlükteki sistem çerçevesinde yatırımcıların en büyük sorunu kredilendirmede bankaya güvence gösterilmesi zorunluluğu olup, yeni karar ile sistemde var olan fakat yeterince etkin olamayan Kredi Garanti Fonu İşletme ve Araştırma A.Ş. devreye sokulacaktır.
KOBİ Şirketleri: KOBİ’lerin finansman gereksinimini karşılayabilmek amacıyla, “KOBİ yatırımlarına ortaklık şirketleri”ne, sermayesine katıldıkları KOBİ’lerin yatırımlarında kullanılmak üzere yatırım kredisi öngörülmektedir. Buna göre, bir önceki yılda KOBİ’lere iştirak edilen toplam sermaye payının %20’sine kadar olan bölümü için, aracı bankalarca Yatırımları Teşvik Fonu’ndan uzun vadeli ve düşük faizli kredi kullandırılabilecektir.
Özkaynak: Yeni kararın öngördüğü olanaklardan yararlanmak isteyen yatırımcılar, toplam sabit yatırımlarının;
-gelişmiş ve normal yörelerde en az %30’unu,
-kalkınmada öncelikli yörelerde ise en az %20’sini “özkaynaklarından” karşılamak zorunda olacaktır.
Yeni tasarıyla birlikte “Acil Destek Kapsamındaki İller” tanımından vazgeçilmekte ve yerine Genel Teşvik Düzenlemesine göre:
-kalkınmada öncelikli,
-normal ve
-gelişmiş yöreler biçiminde üçlü bir sınıflandırma yapılmaktadır.
Genel Teşvik Mevzuatı İle İlgili Yeni Düzenlemeler
Yatırım Miktarı: Teşviklerden, gelişmiş yörelerdeki en az sabit yatırım tutarı 600 milyar, normal yörelerde 400 milyar, kalkınmada öncelikli yörelerde 200 milyar lira olan yatırımlar yararlanacaklardır.
Odalara Yetki:Yeni düzenlemeyle birlikte imalat ve tarımsal sanayii yatırımlarında fon kaynaklı kredi kullanmayan ve sabit sermaye miktarı 2 trilyon lirayı aşmayan yatırımlar için teşvik belgesi işlemleri TOBB’a bağlı odalarca da yapılabilecektir.
Yatırım İndirimi: Yeni Tasarı ile birlikte yatırım indirimi gelişmiş yörelerde %75, normal yörelerde %90, kalkınmada öncelikli yöreler ile AR-GE, teknopark, çevre gibi yatırımlarda ve hassas sektörlerde %100 olarak uygulanacaktır.
Yabancı sermayeli yatırımlarda bu oran %200 olacaktır.
KDV İstisnası: KDV istisnası tüm makine ve teçhizatın ithaline yaygınlaştırılacaktır.
Fon Kaynaklı Kredi: Yeni düzenlemeyle AR-GE, teknopark, çevre, öncelikli teknoloji ve bölgesel gelişmeyle ilgili yatırımlar ile Serbest Bölgeler’e yapılacak yatırımlar Yatırımları Teşvik Fonu’ndan kredilendirilecektir.
Kullanılmış Komple Tesis: Yeni düzenlemeyle yaş sınırına bakılmaksızın kullanılmış komple tesislerin teşvikinden vazgeçilmiştir. Kullanılmış makine ise ithalat rejimi kapsamında ithal edilebilecektir.
|